Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada mecnun değilsen,Ne leyla`yı çağır,Ne çölü incit.. - Blogcu



Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada mecnun değilsen,Ne leyla`yı çağır,Ne çölü incit..

20/10/2007 - Kac Kirlangic kovaladiniz?

 

 

Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş. Pencerenin önüne
konmuş, bütün cesaretini toplamış, röfleli tüylerini kabartmış,
güzel durduğuna ikna olduktan sonra, küçük sevimli gagasıyla cama
vurmuş. Tık..... Tık......Tık....
Adam cama bakmış.Ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş.
Meşgulmüş! Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç!
Heyacanlı kırlangıç, telaşını bastırmaya çalışarak, deriiin
bir nefes almış şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış.
Hey adam!Ben seni seviyorum. Nedenini niçinini sorma. Uzun
zamandır seni izliyorum.Bugün cesaret buldum konuşmaya.Lütfen
pencereyi aç ve beni içeri al.Birlikte yaşayalım.
Adam birden parlamış: Yok daha neler? Durduk yerde sen de
nerden çıktın şimdi? Olmaz, alamam,demiş.Gerekçeside pek sersemceymiş:
Sen bir kuşsun! Hiç kuş, insana aşık olur mu?
Kırlangıç mahçup olmuş.Başını önüne eğmiş.Ama pes etmemiş,
bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş,gülümseyerek bir kez daha
şansını denemiş: Adam, adam!Hadi aç artık şu pencereni.Al beni
içeri! Ben sana dost olurum.Hiç canını sıkmam!
Adam kararlı, adam ısrarlı: Yok ,yok ben seni içeri alamam
demiş.Biraz da kaba mıymış, neymiş lafı kısa kesmiş.İşim gücüm var,
git başımdan. Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine
gelmiş: Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi
al beni içeri.Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım.Çünkü
ben ancak sıcakta yaşarım.Pişman olmazsın, seni eğlendirirm.
Birlikte yemek yeriz, bak hem de sen de yalnızsın' yanlızlığını paylaşırım, demiş.
BAZILARI GERÇEKLERİ DUYMAYI SEVMEZMİŞ! Adam bu yalnızlık
meselesine içerlemiş.Pek bir sinirlenmiş: Ben yalnızlığımdan
memnunum,demiş. Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş.Düpedüz kovmuş.
Kırlangıç , son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca,başını önüne eğmiş,
çekip gitmiş. Yine aradan zaman geçmiş.Adam, önce düşünmüş, sonra kendi
kendine itiraf etmiş:Hay benim akılsız başım; demiş.Ne kadar
aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk
fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle
kös kös oturacağıma , keyifli vakit geçirirdik birlikte.
Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş.Yine de kendi
kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş: Sıcaklar başlayınca, kırlangıcım
nasıl olsa yine gelir.Ben de onu içeri alır, mutlu bir hayat sürerim.
Ve çok uzunca bir süre, sıcakların gelmesini beklemiş.Gözü yollardaymış.
Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar gelmiş.
Ama......
Onunki hiç görünmemiş.
Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna.
Kırlangıç yokmuş! Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören
olmamış.Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.Olanları anlatmış.
Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:
"KIRLANGIÇLARIN ÖMRÜ 6 AYDIR...."
HAYATTA BAZI FIRSATLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ ELİNİZE GEÇER VE DEĞERLENDİRMEZSENİZ UÇUP GİDER!
HAYATTA BAZI İNSANLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ KARŞINIZA
ÇIKAR;DEĞERİNİ BİLMEZSENİZ KAÇIP GİDERLER!
VE ASLA GERİ DÖNMEZLER!

Dikkatli olun....
Farkında olun.....
Ve bir düşünün bakalım;
Acaba siz bugüne kadar pencerenizden kaç kırlangıç kovaladınız?

Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/10/2007 - Bayramımız bayram ola!Bayramımız mübarek ola...!

Hayatın her anı öğretmendir. Bazı anların öğreticiliği daha kuvvetli, daha başarılı ve daha kalıcıdır.

Sevdiğimiz öğretmenin anlattıklarını kolay anlar ve çabuk öğreniriz. Onun bize öğrettiğinden dolayı üzerimize doğan sorumluluğu tereddütsüz üstlenir ve gereğini yaparız.

Hatta, öğrettiklerini o kadar iyi kavrarız ki, başkalarına anlatır, çoğaltır, bereketlendirir, güzelleştirir ve olabildiğince büyütürüz.

Bayram, bizim için özel bir öğretmendir. O, hayatımızda yer alan sayısız öğreticiden herhangi biri gibi değildir.

Arife gününden itibaren bizi sınıfına alır ve aramızdan ayrılıp gidinceye kadar; hayatı bize yeniden öğretir, en güzel değerleri yeniden kalbimize yerleştirir, ruhumuzu inceltir.

Bu dünyayı bir bayram yeri, öbür dünyayı da bir cennet yurdu yapacak hasletleri birer birer önümüze serer durur.

Bayram, güler yüzlü bir öğreticidir. Bayram, oruç günlerinin sonunda bir sabah gelir, herkese gülümsemeyi hatırlatır. Gülümsemenin, yüzün değil kalbin bir davranışı olduğunu öğretir. Bayram, kalbin sevinç ve huzur dönemlerinden seçkin bir dönemdir.

Güler yüzlü öğretici der ki: Ey insanlar! Kalbinizi yumuşatın, çocuklara gülümseyin, yaşlılara ve gençlere gülümseyin. Gülümsemenize yerdekiler, yerin altındakiler, göktekiler şahit olsun. Çaresizler, mazlumlar, kimsesizler hatta kuşlar, karıncalar, böcekler gülümsemenizden uzak kalmasın. Çünkü, gülümseme sevginin kapısı, dostluğun eşiği ve huzurun başlangıcıdır.

Bayram cömert bir öğreticidir. Bayram, bir sabah gelir ve herkese bütün cömertliği ile getirdiklerini dağıtır. Sadaka olur fakirin sofrasına konar, dua olur mazlumun diline düşer, selam olur küskünlerin kalbini yumuşatır, muhabbet olur dostları toplar, ikram olur misafiri memnun eder.

Cömert öğretici der ki: “Ey insanlar! Cömert olun. Verdiğiniz, geriye ayırdığınızdan çok olsun. Ne var denilince utanarak bir şey yok diyemeyenlere verin, çünkü verdiğiniz onların hakkıdır.. Sevgide, saygıda, ziyarette, hal ve hatır sormada, ikramda geliş gidişte, arayışta ve paylaşmada çok cömert olun.”

Bayram, kuşatıcı bir öğreticidir. Gelir ve herkesin üzerine bir esenlik rüzgarı gibi eser. Onun iklimi, evleri, sokakları, camileri, caddeleri, mahalleleri, şehirleri ve dünyayı o kadar sarar ki, bayramın neşesinden herkese neşe, huzurundan herkese huzur düşer.

Kuşatıcı öğretici der ki: Ey insanlar! Kuşatıcı olun, daraltıcı olmayın. Toplayıcı olun, dağıtıcı olmayın. Müjdeleyici olun, ürkütücü olmayın. Bayram gibi insanları ikliminize çekin, kimseyi dışarıda tutmayın. Dışarıda kalan, sevginizden eksiltir

Bayram, mütevazı bir öğreticidir . Bayram, bir sabah alçak gönüllü bir derviş gibi gelir; her eve, her yüreğe, her sofraya, her aileye, her sokağa uğrar. Mütevazılığı o kadar içtendir ki herkes onu kendinden sayar. Sofrasına çekinmeden oturur, severek sohbetine dahil olur ve kendini onun çehresinde görür.

Mütevazı öğretici der ki: Ey insanlar! Mütevazı olun, kimseyi küçümsemeyin. Gönlünüz alçakta, yüreğiniz yüksekte olsun. Hem yarına hem düne, hem aşağıya hem yukarıya bakın. Sizden yüksektekiler sizi ihtirasa, alçaktakiler kibre yöneltmesin.

Bayram, vefalı bir öğreticidir. Bayram bir sabah gelir ve kendine ayrılmış bütün vakitlerde ne kadar eski dostu varsa onlara uğrar. Bazen bir kabristanda, bazen bir hasta ziyaretinde, bazen bir dost kapısında, bazen bir akraba evindedir. Büyük, küçük, komşu, akraba, eş, dost, arkadaş demez, gezer dolaşır. İster ki, bu bayram sesimin değmediği, selamımın ulaşmadığı kalmasın.

Vefalı öğretici der ki: “Ey insanlar! Dostunuza ve dostluğunuza, sevdiğinize ve sevginize, yaratanınıza ve yaratılmışlığınıza vefalı olun. Her şey gelir gider, vefa ise hep kalır yürekte.”

Bayram mübarektir. Bayram gibi olun. Bayram olun. Bayramın mübarek olsun sevgili dostum.

                               Erol Erdoğan

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/10/2007 - Kadir gecemiz mübarek ola!!

 

Ibni Abbas buyurur ki: «Peygamber 'imize Israilogullanndan bir adamin bin yil boyunca Allâh Yolu'nda omuzunda silâh ile savastigi anlatildi. Bu hal Peygamber imizin hosuna giderek ayni mazhariyyeti kendi ümmeti için de diledi ve

«Yâ Rabb'i, ümmetimi, ömrü en kisa ve ameli en az ümmet olarak yarattin» diye Allah'a yakarinca Allâh O'na ve Kiyamete kadar gelecek olan bütün Ümmetine Israilogulunun Allâh Yolunda silâh tasidigi bin aydan daha hayirli olan Kadir Gecesini bagisladi. Bu gece, bu ümmetin imtiyazlarindan birisidir.»

Anlatildigina göre Israiloglu. Sem'un adinda biridir. Bin yil boyunca atinin palani kurumadan düsmanla savasir, üstün kuvvet ve cesareti ile karsisina dikilen kafiri dize getirir.

Kendisi ile basa çikamayacaklarini gören düsmanlari, birini karisina göndererek eger kocasini baglar da onu bir eve hapsedip derdinden kurtulacak olurlarsa kendisine bir tas altin adarlar.

Adam gece uyuyunca karisi onu bir urganla baglar. Fakat uyaninca eli ayagini hareket ettirerek urgani kolayca kesiverir. Karisina «Niçin böyle yaptin» diye sorunca kadin «Gücünü denedim» diye cevap verir.

Kadin durumu adamin düsmanlarina bildirince kendisine zincir gönderirler. Fakat adam yine uyaninca onu da koparmakta güçlük çekmez.

Bu arada seytan düsmanlarina gelerek karisina adamdan hangi seyi kesip koparamayacagini sormasini tavsiye eder. Birini gönderip kadina seytanin talimatini ulastirirlar. Kadin adama neyi koparamayacagini sorunca adam «Sac örgülerini» diye cevap verir. Adamin yere kadar uzanan sekiz saç örgüsü vardi.
Adam uyuyunca kadin örgülerin dördü ile ellerini, diger dördü ile de ayaklarini baglar. Kâfirler gelir, adami alir ve bogazlayacaklari eve götürürler. Ev dört yüz direk boyu yükseklikte olmasina ragmen tek direklidir. Bütün düsmanlari basina üsüsür, önce dudaklarini, burnunu ve kulaklarini keserler.
Bu sirada adam Allah'a yalvararak kendisine verecegi asilmadik bir gün sayesinde baglarini koparmasini, evin diregini yerinden oynatarak binayi düsmanlarinin basina yikip kendisinden kurtulmasini diler.

Allâh, duâsini kabul ederek kendisine sasirtici bir güç verir, baglarini koparir, diregi yerinden oynatarak evi düsmanlarinin basina yikip hepsini öldürür ve kendisi böylece düsmanlarinin elinden kurtulur.

Sahâbiler bu hikâyeyi duyunca «Yâ Rasûlallah biz de o adamin sevabi kadar sevab kazanabilir miyiz» diye sorarlar. Peygamber imiz «Bilmiyorum» diye cevap verir. Fakat Ibni Abbâs'in bahsettigi gibi. Peygamber imiz Allah'a yalvarir ve Allâh'da ona Kadir Gecesini verir.


Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Kadir Gecesi olunca Cebrail, bir gurup melek arasinda yere iner. Yere inen melekler gerek ayakta ve gerekse oturarak Allah'i zikreden her kulu selâmlarlar, onun için istigfar ederler.»

Ebû Hureyre buyurur ki; «Kadir Gecesi, yeryüzüne çakil sayisindan çok melek iner. Onlarin inmeleri için gök kapilarinin hepsi açilir. Her yana nûr saçilir. Büyük bir tecelli meydana gelir ve bu gece Meleküt âlemi açilir. Fakat bu husûsda insanlar birbirinden farklidir.

Kimine hem gök yüzünün ve yeryüzünün Melekütu birarada açilir. Gök yüzünün perdeleri aradan kalkinca bu kimseler ayakta dikilen, oturan, secdeye kapanmis, zikreden, sükreden, tesbih eden ve tehiil eden bütün melekleri asli kimlikleri ile görürler.

Kiminin önüne cennet açilir ve orada evleri, köskleri, hurileri, nehirleri, agaçlari, meyveleri görür. Gögün tavani olsa Ars'i müsahede eder.

Peygamberlerin, velilerin, sehidlerin. siddiklarin konaklarini görür. Bu Meleküte dalar, rahmet deryasinda gezintiye çikar. Cehennemi, onun tabakalarini ve içindeki kâfirlerin barinaklarini ve diger fevkalâdeliklerini görür.

Kimin de önünden Allah ile arasindaki perde kalkar da O'ndan gayri hiç bir seyi görmez olur.»


Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Kim Ramazanin yirmî yedinci gecesini sabaha kadar ibadet ile geçirirse, bu benim nezdimde bütün Ramazan geceleri yapilan gece ibadetinin hepsinden daha sevimlidir."

Hz. Fâtimâ «Babacigima geceyi ibâdet ile geçirecek gücü olmayan kadin ve erkekler ne yapsin» diye sordu.

Peygamber 'imiz ona su cevabi buyurdu;
"Onlarin yastiklarini dikip üzerine yaslanarak bu gecenin herhangi bir saatinde oturup Allah'a dua etmeleri, benim için bütün ümmetimin bütün Ramazan Gecelerinin hepsinde yaptiklari ibâdetten daha sevimlidir.»

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Kim iki rek'at namaz kilip istigfar ederek Kadir Gecesini ibâdet ile geçirirse Allah tarafindan bütün günâhlari bagislanir. Allah'in rahmetine gömülür. Cebrail ( A.S), kendisini kanadi ile oksar. Cebrail'in (A.S.) kanadi ile oksadigi kimse cennete girer.»

Kalblerin Keşfi İmam Gazali
Kur'an-i Kerim'in inmeye basladigi Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi Islam'da en kutsal ve faziletli gecedir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayirlidir. Kur'an-i Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardir. Bu surede yüce Rabbimiz söyle buyurmaktadir:

"Dogrusu biz Kur'an'i Kadir gecesinde indirmisizdir. Kadir gecesinin ne oldugunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü is için inerler. O gece, tanyerinin agarmasina kadar bir esenliktir" (Kadir, 1-5).

Kadir Suresi

Kur'an-i Kerim'in doksan yedinci suresi olup bes ayet; otuz kelime ve yüz yirmi harften olusur. Fasilasi "râ" harfidir. Ismini ilk ayetinde geçen "kadr" kelimesinden alan bu surenin Mekke'de mi, yoksa Medine'de mi indigi konusunda ihtilaf vardir.

Sure, insanlara Kur'an'in degeri ve önemi hakkinda bilgi vermektedir. Allah Teala, Hicr Suresinde "Bunu biz indirdik" buyurur. Yani Hz. Peygamber (s.a.v)'in arzusu ile degil bizim dilememiz sonucu indirilen apaçik bir kitaptir 0.

Kadr sözcügü burada su iki anlamda kullanilmis olabilir: Bunlardan biri, takdir anlamidir. Allah bu gece takdirleri yani kaderleri uygulamak üzere meleklere emir verir. Bunu, Duhân Suresindeki su ayet destekliyor: "O gece katimizdan her hikmetli emir sadir olur. "Diger anlami ise, azamet ve sereftir. Bu husus, surenin "Kadir gecesi bin aydan hayirlidir" ayetinde ifade edilmektedir. Nasil daha hayirli olmasin ki, Allah'in insanliga son mesaji bu gecede indirilmeye baslanmistir. Gece, degerini bu olaydan almaktadir. Ve bu geceyi anmak, insanliga rahmet olarak Kur'an'in inmeye basladigi bu geceyi ihya etmek Müslümanlara tavsiye edilmistir.

Kadir gecesinin hangi gün oldugu konusunda birçok görüs ileri sürülmüstür. Ancak ümmetin büyük âlimlerinin çogunlugunun görüsü, Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi oldugu seklindedir.

O gece öyle bir gecedir ki Kur'an ayetleri Hz. Muhammed ( s.a.v)'in kalbine inmeye basladigi gecedir.

Islam, hiç bir zaman dis görünüsü benimseyen, sekle önem veren sekilci bir din degildir. Bin aydan daha hayirli olan Kadir gecesini bugünkü anlasildigi sekilde "Bir gecelik ibadetle bütün günahlardan arinilacak" görüsü ancak muttakiler, inanmis samimi Müslümanlar için geçerlidir. Ancak böyle insanlarin o gecedeki ibadetleri makbul olur, ve Kur'an'in nazil oldugu o ilk manaya erisilebilir. Kadir gecesini hatirlayip o geceyi imanla ve sevabini umarak geçirmek Islam'in saglam ve bir bütün olan terbiye metodunun bir yanini olusturmaktadir.

Surenin anlami söyledir: "Biz o (Kur'an)'i Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne oldugunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Ruh, o gece Rablerinin izniyle (o yil takdir edilmis olan) her is için iner de iner. Esenliktir o, tâ tan yeri agarincaya kadar".


Kadir Gecesi Denilmesinin Sebebi

Bu geceye Kadir gecesi denilmesi seref ve kiymetinden dolayidir. Çünkü:

a) Kur'an-i Kerim bu gecede inmeye baslamistir.

b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapilan ibadetten daha faziletlidir.

c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Tesl'nin ezeli kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).

d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayida melek iner.

e) Bu gece tanyerinin agarmasina kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktir. Yeryüzüne inen melekler ugradiklari her mümine selam verirler.

Hangi Gecede Oldugu

Kadir gecesinin hangi gece oldugu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan'in yirmi yedinci gecesinde oldugu tercih edilmistir. Hz. Peygamber ( s.a.v) bunun kesinlikle hangi gece oldugunu belirtmemis, ancak; "Siz Kadir gecesini Ramazan'in son on günü içerisindeki tek rakamli gecelerde arayiniz" buyurmustur (Buhari, Müslim).

Baska bir hadiste ise Ibn Ömer ( r.a) söyle nakletmistir: Sahabelerden bazi kimselere, rüyalarinda, Kadir gecesinin, (Ramazan'in) son yedi günü içinde oldugu gösterildi. Resulüllah (s.a.v) onlara: "Görüyorum ki rüyalariniz Ramazanin son yedi günü hakkinda birbirine uygun düsmüstür. Artik kim Kadir gecesini aramaya kalkisirsa, onu Ramazan'in son yedisinde arasin, buyurmustur (Buhari, Müslim).



Kadir Gecesinde Neler Yapmaliyiz?

Kadir gecesini, namaz kilarak, Kur'an-i Kerim okuyarak, tövbe, istigfar ederek ve dua yaparak degerlendirmeliyiz.

Üzerinde namaz borcu olanlarin nafile namazi kilmadan önce hiç degilse bes vakit kaza namazi kilmalari daha faziletlidir. Kazasi yoksa nafile kilar.


Süfyan-i Sevri: "Kadir gecesi dua ve istigfar etmek namazdan sevimlidir. Kur'an okuyup sonra dua etmek daha güzeldir" demistir (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313).

Hz. Aise (r.ah) söyle anlatiyor: "Ey Allah'in Resulü! Kadir gecesine rastlarsam nasil dua edeyim? diye sordum. Resulüllah ( s.a.v):

"Allahümme inneke afüvvün tühibbü'l-afve fa'fu annî (Allah'im sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet)" diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).

Bu gecenin öyle bir ani vardir ki o anda yapilan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli ani yakalamak için gecenin bütününü tövbe ve istigfar ile geçirmek gerekir. Bu da kisinin imanini tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azindan teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.

Bu, bin aydan hayirli oldugu bildirilen gecede insanlik alemini huzura kavusturmak için gerekli olan esaslar indirilmistir. Namaz, zikir, tesbih, Kur'an okumak gibi bedeni ibadetlerimiz yaninda düsünce ile ibadet olarak isimlendirdigimiz tefekkürü insanligin amaci nedir? olgun insan olma mertebesine nasil ulasabiliriz? Nasil insanliga daha iyi hizmet edip, daha çok sevgi sunabiliriz? seklindeki odak noktalari ile güçlendirelim.

Unutmayalim ki; özellikle bu gecede Tevvab olan Allah tövbelerimizi kabul edecektir. Bizlere bir ikram olarak sunulan bu kutsal Kadir gecesinde dualarimizdan insanligin huzuru, sevgi ve kardesligin saglanmasi ve devami için bizlere daha fazla güç, iman vermesi için yakaralim. Yalniz kendi sevdigimiz insanlarin degil, bütün insanlarin sevgiye layik oldugunu animsayarak sevgide saglam ve cömert bir ruha sahip olmak için de yardim dileyelim. Rahman ve Rahim Allah'in adiyla,
Hayırlı kand
iller
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/9/2007 - BİR KELEBEK HİKAYESİ

 

 

Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında, küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi.  

Adam , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi.  

Dakikalar dakikaları kovaladı , saatler geçmeye başladı , ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki , kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü.

Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da , artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden , kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiyle büyütmeye başladı.

Böylece , bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük , kanatları buruş buruştu. Adam kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.

Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek , hayatinin geri kalanını , kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de , asla uçamadı.

Adamın bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey , kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten dışarı çıkmak için gereken çabanın , Allah'ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda onun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu.

Bu gerçeği öğrendiğinde , hayat boyu unutamayacagı bir şey de öğrenmişti: Bazen , hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey , çabalardır. Eğer Allah , hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi , o zaman , bir anlamda sakat kalırdık . Olabilecegimiz kadar güçlenemezdik o zaman . Ve asla uçamazdık..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/8/2007 - Kıyamın sırrı..

 

 

Kıyamın açık mânası, bir şahsın, Allah Teâlâ'nın huzurunda ayak üzere durup köle gibi başım önüne eğmektir. Onun sırrı ve gerçeği ise, kalbin bütün hareketlerden kesilip tazim ve inkisar [kırıklık] yoluyla hizmete bağlı kalmasıdır. O halde, bu durumda şöyle olması gerekir:

Mahşer günü Allah Teâlâ'nın huzurunda durmasını hatırlamalıdır. O gün bütün sırrı açığa vurulacak ve kendisine arz edilecektir. Açık olduğu malûmdur. Kalbinde olan ve olacak bütün işleri Allah Teâlâ görür ve bilir, ve onun zahirini de, bâtını da bilmektedir.

Fakat ne acayiptir ki, bir kimse namaz kılarken ona bir salih baksa, onun bütün azaları edep üzere olup hiçbir tarafa bakmaz. "Namazda acele ediyor veya sağa sola bakıyor" derler, diye. Halbuki Allah Teâlâ'nın gizlileri bildiğini ve o anda ona baktığını da bildiği halde, ondan utanmaz, haya etmez. Elinden asla hiçbir şey gelmeyen zavallı bir kuldan utanır, ve haya eder ve ona baktığı için güzel edep üzere olur da padişahların padişahı olan Allah Teâlâ'nın bakmasına aldırmıyor ve daha aşağı görüyor. Bundan daha büyük cahillik olur mu?

Bunun için Ebû Hüreyre (r.a.) Peygamber Efendimize:

"Ya Resûlallah, Allah'tan nasıl utanmak gerekir" diye sorunca, Peygamber Efendimiz:

"Kendi aile efradının işinden utandığın gibi Allah'tan da öylece utan" diye cevap verdi.

Bu tazim ve haya sebebiyle sahabelerden bazıları, namazda o kadar sakin olurdu ki, kuşlar bile onları cansız zannedip onlardan kaçmazlardı. Allah Teâlâ'nın azameti kimin kalbine yerleşirse ve onu hazır ve nazır bilirse, her tarafı bütün azaları namaz içinde ona huşu ve hudû duyar.

Resûlüllah (s.a.s.), namazın içinde elini sakalına götüren bir kimseyi görünce:

"Kalbinde hudû ve huşu olsaydı, eli edep üzere olur, âzası da kalbi gibi olurdu" buyurdu.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ALLAH'IM! Bana Seni Sevdirecek ve Beni Senin Sevgine Yaklaştıracak insanların Sevgisini Nasip Eyle...

Kategoriler

Arkadaşlarım

ebrese
raciegi
Özkan Özdemir
hazanmevsimi
rindiseyda
fatihsultan
sessizyusuf
zahara
unintended
bedraka
dusbahcesi
sevda2005
birdirbir
zikrullah
islambirligi
istanbulstil
merzbanulafak
sevdagezegeni
mnz
maisiyah
felte
keremcem130
muslumankisiligi
mustafat
fizank
yigitmurat
< < < <

GÜNCEL HABERLER

SAĞLIK HABERLERİ