Kıyamın sırrı.. - Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada mecnun değilsen,Ne leyla`yı çağır,Ne çölü incit.. - Blogcu



Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada mecnun değilsen,Ne leyla`yı çağır,Ne çölü incit..

30/8/2007 - Kıyamın sırrı..

 

 

Kıyamın açık mânası, bir şahsın, Allah Teâlâ'nın huzurunda ayak üzere durup köle gibi başım önüne eğmektir. Onun sırrı ve gerçeği ise, kalbin bütün hareketlerden kesilip tazim ve inkisar [kırıklık] yoluyla hizmete bağlı kalmasıdır. O halde, bu durumda şöyle olması gerekir:

Mahşer günü Allah Teâlâ'nın huzurunda durmasını hatırlamalıdır. O gün bütün sırrı açığa vurulacak ve kendisine arz edilecektir. Açık olduğu malûmdur. Kalbinde olan ve olacak bütün işleri Allah Teâlâ görür ve bilir, ve onun zahirini de, bâtını da bilmektedir.

Fakat ne acayiptir ki, bir kimse namaz kılarken ona bir salih baksa, onun bütün azaları edep üzere olup hiçbir tarafa bakmaz. "Namazda acele ediyor veya sağa sola bakıyor" derler, diye. Halbuki Allah Teâlâ'nın gizlileri bildiğini ve o anda ona baktığını da bildiği halde, ondan utanmaz, haya etmez. Elinden asla hiçbir şey gelmeyen zavallı bir kuldan utanır, ve haya eder ve ona baktığı için güzel edep üzere olur da padişahların padişahı olan Allah Teâlâ'nın bakmasına aldırmıyor ve daha aşağı görüyor. Bundan daha büyük cahillik olur mu?

Bunun için Ebû Hüreyre (r.a.) Peygamber Efendimize:

"Ya Resûlallah, Allah'tan nasıl utanmak gerekir" diye sorunca, Peygamber Efendimiz:

"Kendi aile efradının işinden utandığın gibi Allah'tan da öylece utan" diye cevap verdi.

Bu tazim ve haya sebebiyle sahabelerden bazıları, namazda o kadar sakin olurdu ki, kuşlar bile onları cansız zannedip onlardan kaçmazlardı. Allah Teâlâ'nın azameti kimin kalbine yerleşirse ve onu hazır ve nazır bilirse, her tarafı bütün azaları namaz içinde ona huşu ve hudû duyar.

Resûlüllah (s.a.s.), namazın içinde elini sakalına götüren bir kimseyi görünce:

"Kalbinde hudû ve huşu olsaydı, eli edep üzere olur, âzası da kalbi gibi olurdu" buyurdu.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-09-13 20:15:45 - Mubarek ayımız hoşgeldi..

Yazan: benpacella
Ramazan-ı Şerifiniz mubarek olsun..
Dilerim evinizden bereket, huzur ve sağlık eksik olmaz..
İnsana "insan" olduğunu hatırlatan bu kıymetli ayın kıymetini bilenlerden olmamız ve bu yolda sabit kalan kullar arasında bulunmamız duası ile..

Ailenize selâmlar, hayırlı Ramazanlar dilerim..
Hayırlı, uğurlu, bereketli, sıhhatli, olsun inşaallah..Âmin..
dua ile..
Bağlantı

2007-09-06 21:11:47 - kalbim son kez atsın secde yerinde!

Yazan: freedomfighter






"namaz insanı kılar"





Zaman puslu bir nehir gibi akıyor içinden. Kıyılarını bilmiyorsun. Nerede başladığını bilmiyorsun. Nerede bittiğini bilmiyorsun. Hangi yöne aktığını bilmiyorsun nehrin. Sadece akıyor, sadece akıyor. Çağıltısını duyuyorsun sadece. Yatağına kırgın gibi; bazen taşıyor, bazen duruluyor, bazen çekiliyor. Kimse kenarında kalmıyor bu nehrin; seni de içine çekiyor, sevdiklerini göğsüne alıyor, sevdalarını sürükleyip uzak denizlere döküyor. İçine kıvrılıyor gibi zaman. Göğsüne sokulup aşklarına dokunuyor, acılarını dokuyor. Aklında hesapları yarım bırakıyor, kalbinde yaralar açıyor, tenini dağlıyor. Hüsran içinde hüsran büyütüyor. Hayâl köprülerinin altından geçiyor. Taştan hatıralarını okşuyor. Kıvrım kıvrım içinden akıyor. Sana dokunuyor zaman. Seninle tükeniyor. İçinde kıvranıyor zaman. Seninle tükeniyor. Yağmur sularına hasret kumlar gibi kuruyor, eriyor. Bozuk saatlere aldanıyor. Şarkı sözlerine dolanıyor. Hülyâların göğsüne kanıyor. Yalancı şafaklarla oyalanıyor. Akşamları göllerde dinleniyor. Öğle vakitleri koşturuyor. Şehirlerin telaşında eriyor. Anlamsız duvarlara gölge olup sokuluyor. Düşen yaprakla sırdaş olup dertleniyor. İçinde ağlıyor zaman. İçinde kıvranıyor. İşte sabah. Lâl dudaklı bir sevgili zaman. Alnından öpüyor her şafak. Gözlerini açtığın yerde buluyorsun kendini. İşte bir kez daha varsın. Var edilmişsin. Uykunun çatlaklarından sızıyor gibi nehir. Elinden tutuyor; taze bir güne yolcu ediyor seni Sevgili. Kendini unuttuğun yerde yeniden hatırlanıyorsun. Kendini unutturduğun demde yeniden insan oluyorsun. Uyanıyorsun. Uyanıyorsun. Göz kapaklarını açmaktan fazlasını yapıyorsun. Anla ki sen kendine ait değilsin. Bir göz kapağının ardında yitebilirsin. Gecenin koynunda sevdiklerinden kopabilirsin. Zaman nehri ayırabilir teni tenden, canı bedenden. Pek zayıfsın. Pek kolay inciniyorsun. Seni yaralayan ne çok şey var. Kanadı kırık kuşlar önce senin kanadını kırıyor. Hüznün için bin bir bahane var. Uçurumlar önce seni yutuyor; hep dağların ardına savruluyorsun. Kerem seni arıyor, aslı sana özeniyor. Leylâ çölde seni arıyor; Mecnûn sana ağlıyor. Zaman seni senden alıyor. Sürekli uçurumlar açıyor göğsüne. Yangınlar sunuyor göğsüne. Dağlar dağlardan uzaklaşıyor. Kalplerden kalplere çöller büyüyor. Elin bir şeye yetişmiyor; parmaklarının arasından dökülüyor an. Ömrün sevdalarına yetmiyor; batan şeyleri sevmiyorsun, sevemiyorsun. Sabrın kıl kadar; günü akşam edemiyor, akşamı sabaha yetiştirmiyor. Vakit sabah. Gün seni bekliyor. Yüklerin ağırlaşacak. Belin bükülecek. Dünya seni çağırıyor. Ömrün azalacak. Zaman tenini yoklayacak. Ruhun sıkılacak. Şimdi, şu halde, elini eline veren, güneşi sana gönderen, yağmurları alnına değdiren sonsuz kudret sahibine hâlini arz etmeyecek misin? Şimdi şu halde, en ince dertlerini bilen, belli belirsiz fısıltılarını işiten, içinin de içini bilen sonsuz rahmet sahibinin huzuruna varıp içini dökmeyecek misin? Bak seni bekliyor sevgilin. Yangınını ona sunsan, bütün yangınlar söner, ayrılıklara yol bulunur. Gözlerini ona aç, bir de onunla yan. Alnına serinliğini dokundur. Yaralarını onun yanında kanat. Onunla ağla. Ağla ki göz yaşlarına tek tanık olsun. Sevdalarını onun başucuna topla. Aşklarını çoğalt alnında. Ağla. Kanayan kalbinden sızılar vursun yüzüne. Ellerin sevgilinin yüzüne koşsun. Dağ dağa kavuşsun. Çöller çöllerde kurusun. Yüzler yüzlere baksın. Sular sularda boğulsun. Yüzün sevdiğinin yüzünde kalsın. Ağla. Ağla ki zaman sana kalsın. Zaman içinde kıvrım kıvrım yol olsun. Sonsuzluğa uzansın. Ağla.. Sevgiline koş. Gecenin örtüsü dağılsın. Şafağın saçları çözülsün. Gönlünü rüzgâr alsın. Bütün küsmeler küsüşsün, yalnız kalsın. Kavga kavgaya tutuşsun; kalbinden vurulsun. Hüzün hüzne bölünsün; azalsın, sıfırlansın. Ağla. Ağla ki gurbet gurbeti gurbete göndersin. Ağla ki gözünün yaşı ırmağa karışsın. İşte sabah. Zamanın nehri göğsüne sokuluyor. Anlamını sende arıyor. Yüzünü yüzünün ayinesinde seyrediyor. Alnına Rabbin ışıklar dokunduruyor. İşte seccaden. Alnını öpmeye geliyor. Secdeler seni uçurumlardan uçuruyor, Sevgili?nin diyarına taşıyor. Lâl dudaklı bir sevgili yolunu gözlüyor. Zaman seni sensiz kılıyor. Namaz seni sen kılıyor. Namaz insanı insan kılıyor. ?Namaz insanı kılıyor.



___Senai DEMİRCİ___

Bağlantı

2007-09-05 19:16:42 - S.a.

Yazan: kelimelerinahengi

Hayırlı günler..Blogunuz çok güzel ve paylasmıs oldugunuz bu yazı da çok anlamlı..Allah (c.c.) razı olsun..Selam ve dua ile..
Bağlantı

2007-09-02 10:32:22 - s.a.

Yazan: freedomfighter
"kalbim son kez atsın secde yerinde!" Senai DEMİRCİ'nin çok güzel yazılarından birtanesi..

bloğunuz güzel, tebrik ederim sizi....
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ALLAH'IM! Bana Seni Sevdirecek ve Beni Senin Sevgine Yaklaştıracak insanların Sevgisini Nasip Eyle...

Kategoriler

Arkadaşlarım

ebrese
raciegi
Özkan Özdemir
hazanmevsimi
rindiseyda
fatihsultan
sessizyusuf
zahara
unintended
bedraka
dusbahcesi
sevda2005
birdirbir
zikrullah
islambirligi
istanbulstil
merzbanulafak
sevdagezegeni
mnz
mai siyah
felte
keremcem130
muslumankisiligi
mustafat
fizank
yigitmurat
< < < <

GÜNCEL HABERLER

SAĞLIK HABERLERİ